ERTESİ GÜN SENDROMU !
- noroviapsikoloji

- 7 Kas
- 9 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 4 gün önce
Erteleme Davranışını Anlamak
Hayatımızın her alanında karşımıza çıkan, bazen tatlı bir kaçış, bazen de vicdan azabı kaynağı olan bir davranış var: Erteleme. Bir e-postayı yanıtlamaktan önemli bir projeyi başlatmaya, sağlık kontrollerinden uzun zamandır bekleyen kişisel hedeflere kadar pek çok şeyi erteleyebiliriz. Bu, genellikle sadece "tembellik" olarak etiketlense de, aslında altında yatan çok daha karmaşık psikolojik ve duygusal süreçlere işaret eder.
Erteleme, modern dünyanın hızında ve beklentiler denizinde karşılaştığımız yaygın bir deneyimdir. Neredeyse hepimiz, hayatımızın bir döneminde kendimizi bu döngünün içinde bulmuşuzdur. Peki, neden erteleriz? Neler erteleriz ve bu durum bizi nasıl etkiler?
Bu sayfa, erteleme kavramına dair genel bir bakış sunarak, bu yaygın davranışı daha yakından anlamanıza yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Kendinizi bu satırlarda buluyorsanız yalnız değilsiniz. Erteleme, anlaşılabilir ve yönetilebilir bir davranıştır.
Aşağıda erteleme davranışımızı ölçmeye dönük mini bir Quiz var ;
Bu mini test, "erteleme" dediğimiz o tanıdık davranışın hayatımızdaki yerini daha iyi anlamanıza yardımcı olmak amacıyla hazırlandı. Hepimiz zaman zaman işlerimizi son ana bırakırız; bazen yorgunluktan, bazen motivasyon eksikliğinden, bazen de sadece "doğru anı" beklediğimiz için...
Amacımız, bu test sonucunda kendinizi yargılamanız değil, sadece kendi alışkanlıklarınız hakkında bir farkındalık kazanmanızdır. Erteleme eğilimlerinizi anlamak, onları yönetmenin ve daha verimli bir yaşam sürmenin ilk adımıdır.
Lütfen soruları dürüstçe ve ilk aklınıza gelen cevaba göre yanıtlayın. Unutmayın, bu bir sınav değil; kendinize yapacağınız küçük bir keşif yolculuğudur.
Şimdi hazırsanız, başlayalım!
Erteleme Eğiliminizle İlgili Mini Quiz
Bu mini test, günlük hayattaki erteleme eğilimlerinizi fark etmenize yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Her ifadeyi ne sıklıkta yaşadığınızı düşünerek kendinize en uygun seçeneği işaretleyin.
(Cevap Seçenekleri: 1 = Hiçbir Zaman, 2 = Nadiren, 3 = Bazen, 4 = Sık Sık, 5 = Her Zaman)
İfadeler:
Yapmam gereken bir işi son dakikaya bırakma eğilimindeyim.
(1) (2) (3) (4) (5)
Başlamam gereken görevler gözümde büyür ve bu yüzden başlamayı ertelerim.
(1) (2) (3) (4) (5)
Önemli bir işim varken, daha az önemli veya keyifli şeylerle uğraşarak zaman kaybederim.
(1) (2) (3) (4) (5)
Bir göreve başlamak için "doğru zamanı" beklerim ve bu yüzden gecikirim.
(1) (2) (3) (4) (5)
Zaman zaman, bitirmem gereken işleri yapamadığım için kendimi suçlu veya pişman hissederim.
(1) (2) (3) (4) (5)
Planladığım bir işi bitirebilmek için genellikle bir dış baskıya (son teslim tarihi, patronun sorması vb.) ihtiyaç duyarım.
(1) (2) (3) (4) (5)
Yeni bir projeye başlarken veya bir işi tamamlarken mükemmeliyetçilik eğilimim beni yavaşlatır.
(1) (2) (3) (4) (5)
Sıkıcı veya zor olduğunu düşündüğüm görevlerden kaçınmak için bahaneler üretirim.
(1) (2) (3) (4) (5)
İşlerimi zamanında bitirmeme rağmen, genellikle son dakikada yetiştiğim için stres yaşarım.
(1) (2) (3) (4) (5)
Bir işi tamamlamak yerine, onu planlamak veya üzerinde düşünmekle daha fazla zaman harcarım.
(1) (2) (3) (4) (5)
Değerlendirme
10-20 Puan: Erteleme eğiliminiz oldukça düşük. Zaman yönetimi konusunda başarılısınız.
21-30 Puan: Erteleme eğilimleriniz bazen ortaya çıkabilir. Bazı görevlerde daha dikkatli olmanız faydalı olabilir.
31-40 Puan: Orta düzeyde erteleme eğilimine sahipsiniz. Özellikle stresli veya sıkıcı işlerde bu eğiliminiz artıyor olabilir.
41-50 Puan: Erteleme davranışınız yaygın. Bu konuda bilinçli adımlar atarak zaman yönetimi becerilerinizi geliştirmek size büyük fayda sağlayacaktır.
Önemli Not: Bu mini quiz sadece kişisel farkındalık içindir. Herhangi bir tanılama amacı taşımaz.
Neler Çıktı Sonuçlar ;
Eğer puanınız düşükse, tebrikler! Zaman yönetimi ve görevlere başlama konusunda güçlü yönleriniz var. Ancak erteleme, hiç kimseye tamamen yabancı olmayan bir davranış olduğu için, bu konuda sürekli uyanık olmak ve mevcut iyi alışkanlıklarınızı sürdürmek önemlidir.
Eğer puanınız orta veya yüksek çıktıysa, endişelenmeyin! Bu, aslında kendinizi ve çalışma alışkanlıklarınızı daha iyi tanıma fırsatınız olduğu anlamına geliyor. Erteleme davranışı, çoğu zaman sadece bir alışkanlıktır ve doğru stratejilerle değiştirilebilir.
Ertelemeye Dair Kendinizle İlgili Minik Bir Farkındalık Oluştuysa Şimdi Erteleme Nedir ? Ve Nasıl Bundan Kur
tulabilirsiniz Yazımızda Bulabilirsiniz :)
Erteleme NEDİR ?
Günlük yaşamda pek çok insanın yapması gereken işleri, görev ve sorumluluklarını ileri bir saate, güne ya da haftaya ertelediğine sıklıkla rastlanmaktadır. Bazı insanlar faturalarını ödemeyi, bazıları ev işlerini, bazıları ise ev ödevlerini, proje ya da sınava hazırlık çalışmalarını sürekli olarak ertelemektedir. Çevremizde kendisine söz verdiği halde spor ve egzersiz yapmaya başlamayı, sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmayı, akademik çalışma planını uygulamayı erteleyen insanlarla karşılaşmak olasıdır. Hatta bazen kişinin günlük yapması gereken öz bakımını ve temizlik işlerini bile ertelediği görülebilmektedir. Genel olarak “erteleme davranışı” olarak tanımlanan bu davranışlar, insanların çoğu zaman huzursuz hissetmesine yol açmakta ve yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemektedir (Alblwi, Stefanidis, Phalp ve Ali, 2019; Klingsieck; 2013;aktaran Yılmaz Aydın, D. ve Kutlu, M.,2024)
ERTELEME TÜRLERİ NELERDİR ?
Erteleme, iki kısımda ele alınmaktadır; “kişilik özelliği olarak erteleme” ya da “kronik erteleme” ve “durumsal ertelemedir.” Kişilik özelliği olarak ya da kronik erteleme; bireyin çevresiyle baş edebilme sürecinde yetersizlik ve çaresizlik duyguları yaşamasına neden olabilen bir davranıştır.
Kronik ertelemeyi; a) nevrotik erteleme b) kompulsif erteleme c) karar almayı erteleme şeklinde sınıflamak mümkündür.
Durumsal erteleme ise, yaşamın belirli dönemlerinde ortaya çıkan, kronik ertelemeye göre daha az görülen ve tipik olmayan bir davranıştır.
Durumsal erteleme, genel erteleme ve akademik erteleme olarak ikiye ayrılır.
Genel erteleme, günlük yaşamda sıklıkla karşılaşılan vergileri, faturaları zamanında yatırmama, randevulara geç kalma, pazartesi gününe hazır olması gereken bir evrakı salı ve daha ertesi günlere bırakma, aileden birine hediye almayı ve ona telefon açmayı ihmal etme gibi gündelik konularla ilgili geciktirmeleri kapsamaktadır.
Akademik erteleme ise, özellikle okullarda öğrencilerden beklenen sınavlara hazırlanma, ödev yapma, akademik danışmanla yapılacak toplantıyı ve projeleri tamamlama gibi alanlarda görülen bir sorundur. Durumsal erteleme davranışı gösteren bireyler için, bir projeye hem başlamak hem de başladıktan sonra bitirmek oldukça zordur. Dolayısıyla kronik erteleme ile durumsal erteleme arasında bir köprü vardır. İnsanların pek çoğu bu köprüde ortalarda bir yerlerde yer almaktadır (Dryden, 2000; Ferrari, Johnson, & McCown, 1995; Milgram, Mey-Tal, & Levison, 1998; Roberts, 1997; aktaran Kağan, 2009).
ERTELEME DAVRANIŞININ NEDENLERİ ?
Erteleme davranışının nedenleri konusunda alan yazında söylenilenleri bir bütün olarak baktığımızda, erteleme davranışının bazı nedenlerinin, bireyin zamanı etkili bir şekilde yönetebilme, önceliklerini belirleyebilme, verimli ve etkili çalışabilme alışkanlıklarının olmaması gibi becerilerle ilişkili olduğu görülmektedir. Erteleme davranışının olası diğer nedenleri, bireyin kişilik özellikleri yanında kendine ve çevresine yönelik olarak yaptığı hatalı bilişsel yüklemeleriyle ilişkili görünmektedir. Bu noktada erteleme davranışını tetikleyen nedenlerin daha çok, çevresel faktörlerin olası etkisini dışarıda bırakacak şekilde, bireyin kendini yönetme becerileri, kişiliği ve bilişsel süreçlerle açıklanmasının alanda önemli bir boşluk oluşturduğu düşünülebilir(Balkıs, 2007, s. 70)

Erteleme Döngüsü
Erteleme süreci içerisinde kişi birtakım duygu, düşünce ve davranışlara sahiptir. Ertelemenin duygu, düşünce ve davranış boyutlarını anlamak erteleme davranışını anlamak için önemlidir. Burka ve Yuen’nin (2008) erteleme döngüsü adını verdikleri bu süreç kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bazı bireylerin erteleme döngüsü haftalar, aylar hatta yıllarca sürebilirken bazı bireylerin ise birkaç saat içinde tamamlanabilir. Burka ve Yuen’in (2008) yedi aşamada açıkladıkları erteleme döngüsü aşağıda yer almaktadır:
1. “Bu kez erken başlayacağım.” : Başlangıçta, ertelemeci kişi genellikle çok umut doludur, iyimserdir. Bir projeyi yada bir görevi üstlendiğinde, bu kez daha duyarlı ve sistematik bir şekilde bu işi yapacağını varsayar. Çalışmaya hemen başlamak için yetersiz ve isteksiz hissetmesine rağmen hiçbir planlı çaba göstermeksizin başlangıç nasıl olsa kendiliğinden gelir diye düşünür. Biraz zaman geçince ve başlama anı da kendiliğinden gelmeyince ertelemecinin umutları yerini korku ve endişeye bırakır.
2. “Hemen başlamalıyım.” : Erken başlamak için zaman geçtiğinden çalışmaya erken başlama hayalleri de yavaşça kaybolur. Kaygı artmaya başlar ve çalışmaya başlama konusundaki baskı yoğunlaşır. Kendiliğinden başlayacağına dair umutlar hemen hemen kaybolmuştur. Kendini hemen bir şeyler yapmak için çaba sarf etmeye zorlar. Fakat yakınlarda son teslim tarihi görünmediğinden umutlar tamamen tükenmez.
3. “Başlayamazsam ne olur?” : Zaman geçmesine rağmen ertelemeci kişi hala işe başlamaz. Şimdiye kadar ki kalan iyimserlik duyguları yerini bazı önsezilere bırakır. Asla başlayamayacağına ilişkin düşünceler kişinin hayatını sonsuza dek kötü etkileyebilecek korkunç sonuçları kurgulamasına neden olur.
Bu noktada, kafasının içinde dolaşan bir dizi düşünceyle kişi şaşkına dönebilir:
a) Daha erken başlamalıydım: Ertelemeci geriye dönüp baktığında kaybettiği zamanın ve bunun geri getirilemeyeceğinin farkına varır, kendini suçlayarak bir nevi kendi kendini cezalandırır. Kendini uçurumun kenarına getiren bu davranıştan dolayı pişmanlık duyar ve eğer daha önceden başlamış olsaydı buna engel olabileceğini bilir.
b) Her şeyi yapıyorum fakat….: Ertelemeci için kaçındığı görev yada proje dışında her şeyi yapmak oldukça yaygın bir davranıştır. Masayı düzenleme, daireyi temizleme veya yeni bir tarifi deneme dürtüsü aniden karşı konulmaz olur. Kaçınılan görevden önce daha az öneme sahip olan işler yapılır ve mantıksal olarak da şu telkinde bulunulur. “İyi, en azından bir şeyler yaptım!”.
c) Hiçbir şeyden zevk alamıyorum: Birçok ertelemeci kişi kendilerini memnun eden aktivitelere yönelerek dikkatlerini dağıtmaya çalışırlar. Film izlerler, oyun oynarlar yada arkadaşlarıyla zaman geçirirler. Bu etkinliklerden zevk almaya çalışırlar fakat bitmemiş işlerini hatırlarlar. Hissettikleri memnuniyet duygusu hızla kaybolur ve yerini suçluluk ve kaygı alır.
d) Umarım bunu kimse öğrenmez: Zaman geçiyor olmasına rağmen ertelemeci kişi bir şey yapmaz ve bundan utanç hissetmeye başlar. Bu kötü durumu kimsenin bilmesini istemez; bundan dolayı bu durumu çeşitli yollarla gizlemeye çalışır. Çalışmadığı halde çok yoğunmuş gibi görünmeye çalışır. Ertelediği işle ilgili bir adım ilerlememesine rağmen bunu ilerlemiş gibi gösterir. Erteleme davranışını saklamak için ayrıntılı yalanlar söyler ve sonunda sahtekarmış gibi hissetmeye başlar.
4. “Hala zaman var”: Ertelemeci kişi suçluluk, utanç hissetmesine ve sahtekarca davranmasına rağmen işini zamanında teslim edeceğine dair umutları hala sürer, iyimser kalmaya çalışır.
5. “Bende bir sorun var”: Ertelemeci kişi umutsuzluğa düşmüştür. Erken başlamaya yönelik iyi niyetler, utanç, suçluluk ve acı çekmek artık bir işe yaramaz. Kişinin işini yapmamasından dolayı duyduğu endişe yerini korkuya bırakır: “Bende bir sorun var!” Bu noktada kişi şans, zeka, öz-disiplin ve cesaret gibi temel özelliklerin kendinden başka herkes de olduğunu ve onların bunu yapabileceğini düşünür.
6. “Son seçim: Yap ya da yapma” : Bu noktada kişi sonuna kadar devam etme yada vazgeçme arasında seçim yapma durumundadır.
1. yol: Yapmamak
a) “Bu işi yapamayacağım!”: Gerilim dayanılmaz hale gelir. İşi tamamlamak için kalan süre kısalmıştır, kalan son saatler veya dakikalarda işi tamamlamak imkansızdır. Ertelemeci kişinin buna dayanacak gücü kalmamıştır ve işi yapmaktan vazgeçer.
b) Neden canımı sıkayım ki?: İşi, başlangıçta planladığı gibi tamamlayamamak dünyanın sonu değil. Bu kadar kısa sürede iyi bir şeyler yapılamaz, o kadar çaba sarf etmeye değmez. Bu yüzden neden canımı sıkayım ki? Boşver.
2.yol: Yapmak c) “Daha fazla beklemeyeceğim” : Artık, ertelemeden dolayı hissedilen baskı o kadar artar ki kişi daha fazla bekleyemez. Teslim tarihi çok yakındır ve kişi hiçbir şey yapmamaktansa elinden geleni yapmaya karar verir ve işe başlar.
d) “O kadar da kötü değil. Neden daha önce başlamadım ki?” : Kişi, bu işin korktuğu kadar kötü olmadığını görür. İşi yapmak sıkıcı ve zor olmasına rağmen ertelemeci en azından işi yapmaya başlamıştır ve büyük bir rahatlama hisseder. Hatta bundan zevk bile duyabilir. Şimdiye kadar duyduğu kaygıları yersiz bulmaya başlar.
e) “Sadece yap!” : Ertelemeci kişi artık tamamlayacağı işi planlama, yapacaklarını geliştirmek için ekstra zaman lüksüne sahip değildir. Artık odak noktası, işi nasıl yapacağından çok işin tamamını yapıp yapmadığı üzerinedir.
7. “Bir daha asla ertelemeyeceğim” : Bitirilmesi gereken iş tamamlandıktan yada terk edildikten sonra kişi rahatlama hisseder. Sonunda sıkıntı yaratan bu durum bitmiştir. Tekrar böyle bir sürecin içine girmek ertelemecinin hiç istemediği bir durumdur. Bir daha ki sefere bu döngüye asla girilmeyecektir; çalışmaya erken başlanacak, plana sadık kalınacak ve kaygı kontrol altına alınacaktır. Sonuç olarak, erteleme döngüsü bu davranışın bir daha asla tekrar edilmeyeceği sözleriyle son bulur. Tüm bu içtenlik ve kararlılığa karşın, erteleme davranışı gösteren pek çok kişi kendini tekrar ve tekrar aynı döngü içinde bulabilir.(aktaran Berber Çelik, 2013)
Erteleme Döngüsünden Kurtulmak İçin Yapılabilecekler
1. Döngüyü fark edin. Erteleme davranışının hangi aşamasında olduğunuzu (örneğin: “henüz başlamadım” ya da “başlayamadığım için suçluluk hissediyorum”) belirleyin. Farkındalık, değişimin ilk adımıdır.
2. Küçük bir adımla başlayın. Mükemmel bir başlangıç beklemeyin. Sadece “ilk adımı atmak” bile zihinsel engelleri azaltır ve motivasyonu artırır.
3. Görevleri bölün. Büyük işleri göz korkutucu hale getirmek yerine küçük, tamamlanabilir parçalara ayırın. Her küçük başarı, bir sonraki adıma güç verir.
4. Kendinize zaman sınırları koyun. Küçük zaman dilimlerinde ulaşılabilir somut hedefler koymaya çalışın.
5. Hatalı düşünceleri yeniden yapılandırın. “Yetiştiremeyeceğim”, “mükemmel olmalı” veya “şimdi yapmasam da olur” gibi ertelemeyi besleyen düşünceleri fark edip yerine “başlamak bitirmenin yarısıdır” gibi işlevsel düşünceler koyun.
6. Kendinizi ödüllendirin. Her tamamlanan aşama sonrası küçük bir ödül (kahve molası, kısa yürüyüş, sevdiğiniz bir etkinlik) verin. Bu, beyni olumlu pekiştirmeyle motive eder.
7. Zaman tuzaklarını azaltın. Telefon, sosyal medya, televizyon veya çevrimiçi dikkat dağıtıcı unsurları çalışma sırasında sınırlayın.
8. Gerçekçi hedefler belirleyin. Mükemmeliyetçilik çoğu zaman ertelemeyi tetikler. “Yeterince iyi” anlayışını benimseyin.
9. Başlamayı kolaylaştıracak bir rutin oluşturun. Her gün aynı saatte çalışmaya başlamak, zihinsel hazırlık süresini kısaltır.
10. Öz şefkat geliştirin. Kendinizi suçlamak yerine, ertelemenin nedenlerini anlayışla değerlendirin. Suçluluk, döngüyü sürdürür; öz şefkat ise kırar.
11. Sorumluluk paylaşın. Bir arkadaşınıza, öğretmenine veya çalışma grubuna hedeflerinizi söyleyin. Hesap verebilirlik, işi yapma olasılığını artırır.
12. Görevin anlamını hatırlayın. “Bu işi neden yapıyorum?” sorusuna vereceğiniz dürüst bir yanıt, içsel motivasyonunuzu güçlendirir.
13. Başarı deneyimlerinizi hatırlayın. Daha önce başardığınız işleri düşünmek, “yapabilirim” inancını yeniden kazandırır.
14. Bedensel ihtiyaçlarınıza dikkat edin. Uykusuzluk, yorgunluk ve düzensiz beslenme öz kontrolü zayıflatır. Düzenli uyku, dengeli beslenme ve egzersiz önemlidir.
15. Gerekirse profesyonel destek alın. Erteleme davranışı yoğun kaygı, özgüven eksikliği veya tükenmişlikle bağlantılı olabilir. Psikolojik danışman veya terapist desteği süreci kolaylaştırabilir.
KAYNAKÇA
1.Balkıs, M. (2007). Öğretmen adaylarının davranışlarındaki erteleme eğiliminin karar verme stilleri ile ilişkisi. Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 21(1), 67–83.
2.Berber Çelik, Ç. (2014). Akademik ertelemenin bazı psiko‑sosyal değişkenlere göre açıklanması ve gerçeklik terapisine dayalı akademik erteleme ile başa çıkma eğitim programının etkililiğinin sınanması (Yayımlanmamış doktora tezi). Karadeniz Teknik Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
3.Kağan, M. (2009). Akılcı duygusal davranışsal yaklaşıma dayalı akademik erteleme davranışını önleme programının etkililiğinin değerlendirilmesi [Yayımlanmamış doktora tezi]. Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü.
4.Yılmaz Aydın, D. & Kutlu, M. (2024). İnönü Erteleme Ölçeği’nin Geliştirilmesi: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması. The Journal of International Lingual Social and Educational Sciences, 10(2), 137-156.



Yorumlar